Ustasız İK’cılar
“Deneyim süresi” diye bir şey yoktur. Deneyim vardır. Takvim yaprakları, kartvizitte yazan kıdem yılı ya da LinkedIn profilindeki başlangıç tarihi bir mesleğin derinliğini ölçmez. Deneyim; kaç kriz gördüğün, o krizlerde ne yaptığın, neyi yanlış yaptığını ne kadar dürüstlükle kabul ettiğin ve aynı hatayı ikinci kez yapmamak için ne kadar bilinçli çaba harcadığınla ilgilidir. Ve deneyimin bir boyutu daha vardır: Bir ustayı izleyerek öğrenmek. Bir ustanın toplantıda neyi söylemediğini fark etmek. Kriz anında ses tonunu nasıl düşürdüğünü görmek. Herkes çözüm konuşurken soruyu nasıl değiştirdiğini anlamak. Bazen de sadece sessizce oturup, sürecin nasıl yönetildiğini izlemek. Mesleklerin büyük kısmı böyle öğrenilir. Kitaplardan değil, insanların yanında durarak. Bugün İnsan Kaynakları alanında çalışan pek çok profesyonelin ortak bir gerçeği var: Çoğu, mesleği ustasız öğrenmeye çalışıyor. Organizasyon yapılarının önemli bir bölümünde İK departmanı ya tek kişiden oluşuyor ya da fon...